Yapay zekanın geldiği nokta herkesin malumu. Ancak içinden çıkamayacağımız durumlar olmuyor da değil. İşte size günü kurtaracak 2398958590 yapay zeka uygulaması tavsiyesi.
Etkileşimsever 100 twitter hesabından 100’ü, 2023
Sağımız, solumuz, önümüz arkamız yukarıdaki gibi tavsiye veren insanlarla/hesaplarla dolu. Misal:
- Son on yılda hiç kalem oynatmamış biri makale nasıl yazılır tavsiyesi veriyor.
- Hayatı boyunca köşebaşı üniversitesi ıvır zıvır fakültesi dergisi dışında yayın yapmamış biri uluslararası yayın nasıl yapılır tavsiyeleri sunuyor.
- Ömrünü hızlı, kolay ve acısız yayına adamış biri bilimsel araştırma nasıl yapılır tavsiyesi veriyor.
- Hiç tez yazmamış biri tez nasıl yazılır tavsiyesi veriyor, hiç yabancı biriyle İngilizce konuşmamış biri İngilizce konuşurken kaygıyı yenmek için ipuçları sıralıyor.
- Sosyal medya hesaplarında 3 takipçisi olan biri sosyal medyada etkin olmak konulu seminer düzenleyip tavsiye veriyor.
- Bilimin ulvi girişimlerinin/ideallerinin suyunu sıkıp o suyu bile parayla satan biri bilimsel idealizm tavsiyesi veriyor.
- Her ürünü blok blok aşırma dolu biri sabahtan akşama kadar intihalden kaçınmanın 28920489 yolu tavsiyesi veriyor. Atıf yapma kurallarını anlatıyor.
- Birlikte çalıştığı insanları nasıl darladığı herkesçe bilinen/dillendirilen insanlar “iş ortamında sinerji içinde çalışmak için 393509 ipucu” veriyor.
- Ömrünü tek bir kurumda geçirmiş ve aynı kurumdan emekli olmuş biri çeşitli kurumlardan edinilen deneyimin önemine binaen tavsiyeler veriyor.
- Herhangi biri her gün etrafındaki birilerine öksürüyorsa ballı soğanlı iksir, tıksırıyorsa viksli naneli şurup tavsiye ediyor. Çünkü kaynında da aynından…
- Her şeyi çok bilen biri çocuğun ağlıyorsa emzirmeni, ısıtmanı veya sarılmanı tavsiye ediyor. Düştüyse ilgilenmeni veya ilgilenmemeni. Burada net bir şey söylemem zor çünkü bu tavsiye sizin eyleminizin tersine çalışıyor.
- …
Yani insan dediğimiz şey genel olarak tavsiye vermeyi seviyor. O yüzden yukarıda sıraladıklarım bence hiç ilginç değil. Bana bundan daha ilginç gelen şey bunun inanılmaz bir alıcısı olması. “Ölmeden önce görülmesi gereken 10 yer”, “ıssız adaya düşseniz yanınıza alacağınız 3 kitap”, “yarın öleceğinizi bilseniz gidebileceğiniz 12 mekan” listeleri gibi. İnsanoğlunun tavsiye vermeye ve liste oluşturmaya yönelik açlığı inanılmaz (psikologlar bunu açıklasın). Peki biz neden almaya bu kadar meyilliyiz? Ya da gerçekten meyilli miyiz? Başkalarının tavsiyesini dinliyor muyuz, yoksa o bitirsin de tavsiye sırası bize gelsin diye mi bekliyoruz?
Hadi tıkandığım yerde anektoda sarılayım. Bu yıl güzel bir tekne turu yapalım istedik. Üç önemli kriterimiz vardı: Müziksiz, küçük ve ıssız koylara götüren tur olması. İnternetten pek de yüksek puanlı olmayan, yani çok da tavsiye edilmeyen turlardan birini seçtik çünküüüü… “Kelebekler vadisine gideceğiz diye bindik, götürmedi”, “cenaze evi gibi sessiz sedasız, sevmedim”, “çok sakindi, biz eğlenmek için tekne turu yaptık, emekli gibi deniz seyrettik” vs. :=) Hayattan beklentilerimiz, yaşam tarzlarımız, aile yapımız, ekonomik durumumuz, yaşlarımız, gördüklerimiz/geçirdiklerimiz, entelektüel farklılıklarımız, hobilerimiz, fobilerimiz bunca farklıyken herkese uyan tek bir liste yapmak bu kadar kolay olabilir mi? İnsanların bizim küçük dünyamıza ve mini mini gözlemlerimize dayanan tavsiyelerimızı alıp, içselleştirip kullanacaklarına nasıl bu kadar eminiz? En iyi deneyimin bizim deneyimimiz, en iyi seçimin bizim seçimimiz olduğuna nasıl eminiz peki? Neden herkes emekli albay mehmet amca gibi sabahtan akşama kadar tavsiye vermeye başladı? Onları ne tetikliyor?
Bunca soruyu sorunca 20 yıl önce önemli bir hastalık atlatan (SJS – TEN) anneme hala verilen tavsiyeler aklıma geldi. Hastalık temelde ilaç alerjisi. Tam 20 yıldır kadının hayatındaki heeerrkes bitkisel, kimyasal, dinsel, tinsel tavsiye veriyor. Çünkü herkes milyonda bir görülen bu hastalığın uzmanı. Annem başlarda doktorların söylediklerini anlatmaya çalıştı, dinlemeyip tavsiye vermeye devam ettiler. Sonra başka yollar da denedi. Yok olmadı. Sonunda bıktı. Kibar kadın bir de. Adı Gönül bir kere, kimseyi kırmak da istemiyor. Şu an tüm tavsiyelere sadece kafa sallıyor, iyi fikirmiş diyor, dinliyor, uygulamıyor. Çünkü uygulayamaz anlıyor musun? Uygularsa ölebilir ve o bunu biliyor. Tavsiyeyi verenlerinse umurunda değil. Onlar sadece anneme ne kadar zeki olduklarını ispatlamaya çalışıyor. Olur da bir gün tam iyileşme gösterirse ben demiştim diyebilmek için sırada bekliyor. Belki de bunu gerçekten samimiyetle yapıyor ama karşısındakini asla dinlemiyor, halini anlamıyor, gerçeklerini görmüyor. Tıpkı iş güvencesiz, evsiz, parasız ‘genç kardeşlerine’ yıllar önceki deneyimleri üzerinden sürekli tavsiyeler veren profesörler gibi. Dinlemiyorlar, anlamıyorlar, onların gerçeklerini görmüyorlar.
Genç kardeşlerimize akademik ‘tavsiyeler’
Bu konuda daha önce yazdım (bkz. Kıymetli profesörden “genç kardeşleri” için altın değerinde akademik tavsiyeler). Çünkü ben de bu tür tavsiyeler gördüğümde tetikleniyorum. Bu tavsiyeleri gören biri “ben hiçbir zaman iyi bir akademisyen olamayacağım sanırım” dediğinde tetikleniyorum. Biri yetersiz hissettirildiğinde, vazgeçtiğinde, meydan gerçek yetersizlerin at koşturabileceği jokeylere kaldığında tetikleniyorum. Tüm ‘tavsiyeler’ etkileşim için atılanlar kadar masum değil. Yapay zeka listeleri kimseyi depresyona sokamaz çünkü. O kadar hassas olmayın da zaten. Ancak hiçbir dergisi Q1 listesinde dizinlenmeyen bir arkeolog adayı sabahtan akşama kadar Q1 sayıklayan ve arkeoloji alanından bihaber profesör tavsiyeleriyle çok sevdiği işini yapmayı bırakmaya karar verebilir veya kendini yetersiz hissedebilir. O hissetmese bile bu profesörün sadece kendi alanında bildiği ve tüm alanlar için doğruymuşçasına sunduğu gerçekler sebebiyle onu takip eden milyonlar arkeologların gerçekten gereksiz akademisyenler olduğunu düşünebilir. Hiç Q1 yayın yapamayan akademisyen mi olur hem? Sağımız solumuz çeşitli ölçevlerin adını bilen ama ne anlama geldiğiyle asla ilgilenmeyen insanlarla dolu. Bunun nedeni de çok takipçili unvanlı hesaplardan verilen o çok bilmiş ‘tavsiyeler’.
Neyse çok uzatmayayım. Tavsiye verirken de, bu tavsiyeleri alırken de dikkatli olmak gerek. Mottomuz ne mi? Bir tavsiyeye bakalım mantıklı mı diye, bir de verene bakalım yetkin mi diye. Tamamsa al kullan, değilse yürü git :=)
* Bu konuda yazmak gibi bir niyetim yoktu aslında. Bir hevesle ve salyalarımı akıtarak girdiğim 239849 ayrı projenin bekleyen işleri uyutmadı. Onları yapmak için kalktım. Sonra birinin akademide uygulanması sıfıra yakın ve bittabi kendisini tarif eden “kalite” tavsiyesini gördüm. Profili stalkladım. Güldüm. Güldüm ama gülüp geçemedim. Her gün binlerce kişi bildiği ve bilmediği konularda tavsiye veriyor ama bu bi tetikledi. Neyse gecenin sonunda bir hevesle ve salyalarımı akıtarak girdiğim 243435 ayrı projenin bekleyen işleri hala bekliyor, bloguma bir yazı daha eklendi. Hayırlı olsun :=))